Esref Armagan
Tobias Buche
Matt Hoyt
Stefanie Popp
Odile Bernard Shroder
Eşref Armağan Ankara’nın yetiştirmiş olduğu alaylı bir ressamdır. Armağan görme engelli doğmuştur ve resim hayatına dünyayi kavramak amacıyla başladığını belirtir. Eşref’in iki boyutlu yüzeyde ki bu geliştirmiş olduğu teknik tamamen onun sanata olan ebedi inancı ve işlerine olan tutkusundan doğmuştur. Sesler ve hareketlerle çevresini kavradığı ve seneler boyu süren yoğun calışmasıyla ortaya çıkardığı kabartma işleri Armağan’ın görme yetisini hisler ve hayal gücüyle telafi ettiği izlenimini verir. Görme yetisi olmadan resim yapan sanatçı Eşref Armağan, bu serginin içeriği hakkinda bir ipucudur. Doğrudan görsel gereçler olmadiği icin sanatçı biçemleme de yapmaz. Biçemleme denklemden kalkarsa, sanatçının işlerindeki ana içerik çoğunlukla direkt olduğundan dolayı işlerini tamamen yaratıcılığa yoran bir tartışma doğar.
Genellikle büyük kolaj yapan Tobias Büche, bu sergiye iki ufak cizimiyle iştirak etmiştir. Şarpi kalemle mendil üzerine yapılan bu çizimler sanatçının
pop kültür ve politika üzerine erken zamanlarda yapmış olduğu soyut anlatıya dalmış karmaşık kolajlarına muhalif bir tavır sergiler. Büche’ün çizimleri sanki anlatidan çok spontane çizim sürecinin akıntısını sunar.
Stefanie Popp dalgalarin karaya attığı bir odun parçasından yapmış olduğu heykeliyle doğayi baz alır. Sanatçının işi sanattaki güncel trendleri takip eder gibi gözükse de ölümsüz bir niteliktedir. Söz konusu sanat eseri şu malzemeden yapılmıştır diye bir öncül yaklaşımı kabul etmediği gibi bu eser biçim ve içerik olarak ayrılamaz.Eserine bakarken de mantıktan ziyade duygularımızdan yararlanmalıyız.
Fransiz sanatçı Odile Bernard Schroder’in sergi de çizim ve fotoğraf birleşiminden oluşan iki işi vardir. Filmini banyo ederken kimyasal maddelerle boyayan ve ışığa tutup biçimini bozan işleri ile soyuttan anlatımsala çeşitlenebilir. Fotoğrafın özneyi birebir çevirme yetisine sahip oluşunu sanatçı tema ve stil olarak hem flu hem de örtüşgen içerikli diyaloğu ile sorguluyor.
Matt Hoyt, Stuart Sherman videosuna ilgisini şöyle açıklıyor: ‘ Sanki bir çeşit esrarengiz nezaket kuralı gibi birşey sembolik olan ile fiziksel olan arasina katılmış karışıklık ‘.New Yorklu sanatçının bir seri ufak boyutlarda ki grafik formlari da içeren işleri, renk bağlantıları dikkatle kurulmuş olarak sembolik ile fiziksel arasında ki bağı araştırıyor. Sanatçının son iki sene de yapmış olduğu bir grup işten seçilmis olan bu sergide ki eserleri, resim sanatının sanatçımız için manevi ve dalgin bir yansıma formu olduğunu ve günümüz sanatın da yaygın olan alaysılama ve kavramsal akımlarından kendisinin uzakta durduğunu gösterir.
Mark Van Yetter, 2010
To me style is just the outside of content, and content the inside of style, like the outside and the inside of the human body — both go together, they can’t be separated.
Jean-luc Godard
” When style and subject are so distinguished, that is, played off against each other, one can legitimately speak of subjects being treated ( or mistreated ) in a certain style.  Creative mistreatment is more the rule.  For when the material of art is conceived of as “subject matter”, it is capable of being exhausted.  And as subjects are understood to be fairly far along in this process of exhaustion, they become available to further and further stylization.”  Susan Sontag.
Esref Armagan, is a self taught painter based in Ankara, Turkey.  Born blind he began painting only in order to help himself better understand the world.  Esref’s ability to produce recognizable images on a 2-D surface is the result of an enduring will and dedication to his craft.  Guided not by sight but by feeling embossed imagery, as well as through imagined space understood by sound and movement he produces results that are the outcome of years of hard work.    That he employs the practice of painting as a blind person sets the context for the show.  There is no first hand basis in terms of visual information from which he could begin a process of stylization.  As the subject matter of his work is often completely straight forward it could be argued the content of his work is that of a purely creative process.
Tobias Buche best know for large collage assemblages, here, presents 2 small drawings.  These  drawings made with sharpy pen on napkins stand in contrast to his early works that pull source material from popular culture and politics to build complex collage works steeped in abstract narratives.  The drawings Buche presents seem less concerned with narratives than with a stream of conscious process of drawing.
The small sculpture made of drift wood by Stefanie Popp uses forms in nature as a basis.  The work is in dialog with current trends in art making yet its material has a timeless quality.  In this way the work does not accept the premise that the subject is built out of the material,  its form and content are inseparable and can be understood in terms of the visceral experience had when viewing art.
The 2 works by french artist Odile Bernard Schroder  are a combination of drawing and photography.  In the process of developing photos she paints with chemicals and uses light exposer to   distort images with results that range form abstract to representational.  The Photograph’s ability to translate a subject into literal form is constantly being questioned creating a dialog between content and style that is both blurred and constantly overlapping.
Matt Hoyt describes his interest in a Stuart Sherman video “Like some sort of mysterious protocol that involved a confusion between the symbolic and physical.”  The series of small paintings by this New York based artist, comprised of graphic forms held together by carefully chosen color relations explore this boundary between symbolic and physical.  Part of a much larger series of works made over the last two years they allow painting to exist as a form of spiritual and meditative reflection, leaving much of the current irony and conceptual concerns dealt with in contemporary painting at the wayside.